çıksam dışarı sorsam sevdiklerime nasıl bilirsiniz beni diye...çalışkan, azimli, dürüst, deli, sevecen, cabuk parlayan-cabuk sönen, karamsar bazen- bazen hayalperest derler zannımca...dönsem içime sorsam kendime ben kimim diye..cevap bunlardan daha fazlasıdır elbet...çözümlenmemiş yanlarımın, farkında olduklarımın olmadıklarımın bütünüdür ben...tanrının yeryüzündeki nefesiyim kısacası...farkında olsak aslında hepimiz o kadar büyüyüz o kadar kıymetliyiz ki...yeryüzünde ilahi bir nefesin parçasıyız...bundan der Hz Mevlana; Yaratılanı severim Yaradan'dan ötürü...ya da Kuran-ı Kerim de Yaradan buyurur "Ben size şah damarınızdan daha yakınım diye"...
nasıl büyük bir his dolduruyor içimi böyle düşününce...şükre başlıyorum..deneyimlediğim herşeye, yanımda yürüyen, yoluma cıkan herkese ruhuma kattıklarından...keşiflerimden...yazımda olduklarından...
zaten farkında olmadan farketmişim ki Ben! ne kadar şanslıyım der dururdum hep iyi insanlarla karşılaştım diye...Yaradan'ın nefeslerinde parça parça kendimi bulup nasıl bir öze bağlanmışım bilmeden...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder