3 Kasım 2011 Perşembe

Biraz da gulelim...

Aslında güldüğümüz çok an var bizim Amsterdam da..Özellikle Yıldız ve Müge beraberken...Çünkü yaşanması gereken her case bizde de hayat buluyor gözlerimizden yaş gelinceye kadar gülüyoruz...
Bunlardan bir kaçı özellikle Türklerle karşılaşmalarımız aşağıda...

#1: T-mobile'dan hat alacağız kı ailemizi arayalım. Dam'a yakın bır T-mobile şubesine gidiyoruz..Kalabalık...Bi de burda çalısşanlar bizim gibi değil. Bizde nasıldır: aynı anda 10 kişiye bakar muşteri temsilcileri..Her müşterinin problemi/isteği acildir. O an çözülmelidir. Burda sukunette hersey herkes..Bıraksak uzun sohbete dalacaklar..Yine araya girmeye çalışıyorum..Türk usulu...Bence mantık basit. Yeni hat verecek  ve biz parasını ödeyeceğız. Ama o profesyonel, şu anda meşgulüm biraz sonra sizi alacağım diyor..Ben de senin ülken (hoş seninde değıl afro diyorum içimden tabi) öyle olsun diyorum. Sıramı beklerken esmer bır kız yaklaşıyor. Müge inglizce iletişime başlıyor..Benim gözüm kızın yaka kartına ilişiyor...Kızın adı Tugba!! Tugba diyorum Tugba sanki kızın kırk yıllık arkadaşı gibi..Kız gayrıihtıyari efendim diyor..Tugba tabi dıyorum..Türksün sen..Türküm diyor...Biz orda dalgalanda sende safaklar gibi ey şanlı hilal, olsun artık sana dökülen kanlarımız hepsi helal formatına geliyoruz:) Tugba saolsun bizimle ilgileniyor. O anda şubenın gider borusu patlıyor, nasıl oluyor anlamıyoruz tabi, inanılmaz içerde bir koku...Canımızı zor dışarı atacagız, Muge, Tugba hanim bir problem olmaz di mi diyor?...Ben bak Tugba diyorum, olursa bir problem geliriz..O da her zaman diyor...Ayrılıyoruz dukkandan... 

#2: Albertheijn'da alışveris yapıyoruz Muge ile beraber...Beni sıkı tembihlemişler hem işten hem evden..Kesinlikle protein agırlıkla beslen ki soguklarına dayanabilesin...Yoksa rüzgarda yaprak misali kanallari boylarsın!! Bol bol süt iç demişler bana...Ben de bir umut Darwin'den kullanılan uzuvlar uzar söylemi kalmış aklımda...Benim de süt içmekten boyum uzamazsa boynum uzar bir kac cm farkederim, ee suttde destekler diyorum içimden...Albert amcada direkt peynır sut reyonuna gidiyorum...Bakıyorum bakıyorum...Daha önce egitimde sut diye baska birşey içtiğimden sormak istiyorum bu Melk bizim Milk mi diye:)...Orda sarısın bir cocuk rafları duzenliyor...Diyorum bu Milk mi? Sorum ile gözümün çocugun yaka kartına ilişmesi an meselesi..Çocugun adı Turgut!! Turgut ya Turgut! Türk müsün? Türküm abla! Yaşa var ol Harbiye! Yıkılmasat ve dinle! Göklerden gelen sana ne diyor bir dinle! Asil kan formatı bende yine.. Yardım et bakalım diyorum...Yardım ediyor...gösteriyor..öğretiyor...Müge ikinci kez bir Turk bulmama şaşırıyor...

#3: Hema'da  alışveris yapacagız ama öncesinde bir kahve içelim diyoruz...Giriyoruz Yıldız ile sıraya...Ah diyorum ben kahvemin yanina çıkolatalı birşeyler de olsa diyorum. (Deli gibi yiyorum zaten) Bakıyorum bakıyorum yok...Sıra bana geldi...Esmer bir çocuk kasada...Diyorki 3eur..Çıkolatalı kurabiye var mı diyecegim bir de...kurabıye kısmında gözüm yine yaka karta kayıyor...Mustafa! Mustafa diyorum...Cocuk gayrııhtıyarı efendim diyor:) Türk müsün Türküm:)

Bunların hepsı emın olun oluyor...Oyle bir andayız ki...Turk gormek ozellikle ilk gunlerimizde bizi inanılmaz mutlu ediyor..Bir nebze memleket özlemi diniyor..

#4: Cuma iş çıkışı öğreniyoruz ki ING Rock Gruplarının bir partisi var. İş yerimize cok yakın...Gidelim diye karar alıyoruz...Gidiyoruz da...Cok basarılı bir grup vardı hatta..Solisti için ser de iyi yorumlar yapıyoruz...Bir de bu grup Kredi Risk birimlerinden oluşunca şaşırmadan da edemiyoruz:) Yıldız o akşam Belçika'dan bir misafirini alacağı için erken çıkması gerek...Onu yolda yalnız bırakmayalım diye bizde onla beraber geç kalmadan gidelim istiyoruz...Muge ve bende burda kullanılan ve kişiye ait olan yolcu kartlarından var...Yıldız daha o kartlardan almamış...Metro ile central station'a gideceğiz....Bakıyoruz ki tren bileti alabildiğimiz makınalardan bu istasyonda yok...Yıldızda da bılet yok...Muge kendisi gectikten sonra kendi kartını Yıldız'a uzatıyor...Ben o sırada onlara baka kalıyorum...Sonra Muge'den kartı alan Yıldız kendi için basınca akıllı makine Yıldız'a geçişe izin vermiyor...Cunku bindiğin durakta check in indiğin durakta check out yapıyorsun, yanı bir kez kullanabiliyorsun...O sırada Yıldız ben nasıl geçecem diyor...Ben de diyorumki yapış bana Yıldız...Beraber geçeceğiz...Yıldız ile turnikeden kardeş kardeş geçiyoruz:) Ama öyle gülüyoruz ki...Koskoca OV Chipkardlarına Akbil muamelesi yapıyoruzz..Asıl muamma Central Station da check out yaptıgımız zaman ordaki kontrol noktasında ne diyeceğiz...Yıldız teleşa düşüyor ben nasıl inicem diye...Cunku her noktada kontrol var..Biz diyoruz ki OV chipkartım vardı..kaybettım de...Olmaz diyor gerçeği söyleyeceğim...Ya söyleme..Söyleyeceğim derken..Biz yankee arkadaşlarına kanan Yıldız...Yalan soyleyecek hazır...Ama o kadar tedırgınız ki...O psikoloji ile bir durak once inmişiz...Orda bekleyen gorevlılere Yıldız OV chıpkartımı dusurdum dıyor...Muge ise bıletını dusurdu dıyor...Ben sessizim...Olmadıgım kadar:) Neyseki bı problem olmuyor...görevliler temiz yuzlu 3 kıza yardım ediyoru...İstasyondan cıkınca Niewmarkt diye bir yerde oldugumuzu anlıyoruz...Gulmeye devam edip yanlış yerde indik ama buraya bir gun yemege gelelimm diyoruz:)

# 5: Benim burda bulunduğum gün içerisinde bir çıkmaza giren temizlik hizmeti sürecim...geçtiğimiz pazartesi son muammasını yaşadı...Muge ve Yıldız iş çıkışı bana geldiler...Temizlikçi de gelecekti...Ama gelmedi...Belki gelir umuduyla karşıdaki...Toscana adlı pizzacıya gidelim dedik...Pizzaları sıparıs ettık...Afiyetle yedik...Kalkacagız...(Bu arada temızlıkcı hala yok..) Esmer bir adam bizim bulunduğumuz masanın yakınındaki bir dolabı acacağı için bizden Dutch kelimelerle izin istedi. Bizde anladık ne hikmetse, sandalyemizi duzelterek kendisine izin verdik...Kesin Türk dedim Müge'ye...Çünkü artık dedektördüm...Hissettim..Müge'de döndü...Sana güveniyorum bence de dedi..Adam bize dönerek Türk müsünüz dedi? Evet abi Türküz:)

Sudan çıkmış balık formatındayız...Ama keşfetmek güzel...Gülmek güzel....Allah korusun diyelim kazadan beladan kötü insanlardan da gülerek keşfetmeye devam edelim:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder